GÜNDEM

Erdoğan: Millete ne diyeceklerini merak ediyoruz!

AK Parti Sakarya 8'inci Olağan İl Kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kardeşlik hukukumuzun gereğini yerine getirirken içerden ve dışardan gelen nice baskıyı, ithamı, tahriki, provokasyonu göğüslemek mecburiyetinde kaldık. Suriyeli kardeşlerimize kol kanat gererek kardeşlik hukukumuzun gereğini yerine getirdik. Suriyeli, Afgan ve yabancılara düşmanlık üzerinden siyaset yapanların varlık sebepleri ortadan kalktığına göre, millete ne diyeceklerini merak ediyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu yol hak yoludur, bu yol gönül yoludur, bu yol millete hizmet yoludur, bu yol birliğimizin, dirliğimizin, kardeşliğimizin yoludur. Bu yol Türkiye'nin bir yıldız gibi parladığı asli kodlarına döndüğü dosta güven, düşmana korku verdiği Türkiye Yüzyılı yoludur." dedi.

Erdoğan, partisinin Serdivan Spor Salonu'nda düzenlenen Sakarya 8. Olağan İl Kongresi'ne katıldı.

Buradaki konuşmasına, "Yiğitlerin beşiğisin, istiklalin ışığısın, al bayrağın aşığısın, eğilmez başın Sakarya. Huzur, istikrar adası, sönmeyen ocak sevdası sende. Türkiye sevdası bulunmaz eşin Sakarya. Yiğitler ve şehitler beşiği istiklalimizin ışığı, vatanımızın, milletimizin, devletimizin, istiklalimizin aşığı, gönül coğrafyamızın nüvesi, Sakarya'yı ve Sakaryalı kardeşlerimi bugün bir kez daha hürmetle selamlıyorum." diyerek başlayan Erdoğan, spor salonunu bayram havasında şölene çeviren herkese teşekkür etti.

Erdoğan, kongrenin hayırlı olmasını dileyerek, bugüne kadar AK Parti Sakarya Teşkilatı kadrolarında görev yapıp bugün aralarında bulunamayan, vefat eden kişilere rahmet diledi.

Görevlerine devam eden ve yeni görev alan kişilere başarılar dileyen Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un şiirindeki "Bu yol ki hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz" dizelerini hatırlatarak, şunları kaydetti: "Evet, bu yol hak yoludur, bu yol gönül yoludur, bu yol millete hizmet yoludur, bu yol birliğimizin, dirliğimizin, kardeşliğimizin yoludur. Bu yol Türkiye'nin bir yıldız gibi parladığı asli kodlarına döndüğü dosta güven, düşmana korku verdiği Türkiye Yüzyılı yoludur. Bu yol gazilerin, şehitlerin yoludur, bu yol gönül coğrafyamızda 'Aman Türkiye'nin kılına zarar gelmesin' diye dua eden, kalbi Türkiye diye atan gönlü Türkiye diye titreyen kardeşlerimizin soydaşlarımızın, dindaşlarımızın yoludur. Bu yol Alparslan'ın gayesini, Orhan Gazi'nin rüyasını, Fatih'in azmini, Kanuni'nin, Yavuz'un, Abdülhamid'in dirayetini, Gazi'nin mücadelesini gerçekleştirmeye azmedenlerin gayret gösterenlerin yoludur."

Erdoğan, bu yolda kendileriyle birlikte oldukları için teşkilata ve AK Parti'li kadınlara teşekkür etti.

"Sakarya 15 Temmuz'da demokrasi ve istiklal dersi verdi"

Sakarya'nın insanıyla tarihiyle adıyla Türkiye'nin mayası olan bir şehir olduğunu vurgulayan Erdoğan, Yahya Kemal Beyatlı'nın "Geldikti bir zaman Sarı Saltık'la Asya'dan, Bir bir Diyar-ı Rum'a dağıldık Sakarya'dan" dizelerini okudu.

Erdoğan, Sakarya'da, Balkanların, Kafkasların, Asya ve Avrupa coğrafyasının her köşesinden, her kavminden, her inancından kişinin huzur içinde dünyaya birlik, beraberlik dersi verdiğini belirterek, "Sadece birlik, beraberlik değil, aynı zamanda demokrasi ve istiklal dersi verdiğini 15 Temmuz'da Dünya alem canlı olarak gördü." diye konuştu.

Bu vatan topraklarındaki bin yıllık varlığın her safhasının kanla ve alın terinin birbirine karıştığı çetin bir mücadeleyle geçtiğini anımsatan Erdoğan, "Birinci Dünya Savaşı sonrasında lime lime edilip adeta tarih sahnesinden kazınmak istenen milletimiz, gücünü imanından ve tarihinden alan bir şahlanışla yeniden ayağa kalkmıştır. Cumhuriyetimizin ilk bir asrı da kendi içinde çok önemli dönüm noktalarının yaşandığı bir süreç olarak hafızalarımıza nakşoldu. Şimdi dünyadaki ve bölgemizdeki kırılmaların eşliğinde yeni bir dönemin arifesindeyiz. Elbette her şey güllük gülistanlık değil. Hala çözmemiz gereken sıkıntılar, aşmamız gereken engeller var ama sadece bunlara bakarsak, bunlara takılıp kalırsak olmaz." ifadeslerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bir yandan mevcut sıkıntıları çözmekle uğraşırken diğer yandan ülkemizin ve milletimizin önündeki yeni fırsatları değerlendireceğimiz bir irade ortaya koymak mecburiyetindeyiz. Biz, bu iradeye sahibiz. Milletimiz de 22 yıldır girdiğimiz her mücadelede yanımızda yer alarak bu iradeye sahip olduğunu göstermiştir. Kimi zaman günlük sıkıntıların, konjonktürel dalgalanmaların, karamsarlık pompalayan kifayetsizlerin etkisiyle morali bozulan vatandaşlarımızın olduğunu görüyoruz. Şundan her bir insanımız emin olsun. Türkiye Cumhuriyeti, ikinci asrıyla birlikte önüne açılan yeni kapıları, yeni fırsatları en iyi şekilde değerlendirmektedir."

"Türkiye Yüzyılı" diye ifade ettikleri bu yeni dönemin geçici sancıları geride bırakıldığında çok büyük imkanlar yakalayacaklarını belirten Erdoğan, bunun için vatandaşlardan biraz daha sabır, metanet, cesaret, gayret ve destek istediklerini kaydetti.

Erdoğan, "Unutmayınız, Rabb'imiz bize ancak çalıştığımız kadarının karşılığını alacağımızı buyuruyor. Atalarımızın 'Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.' deyimini kulağımıza küpe yapmaz, yarınlar için çalışma perspektifini kaybedersek çocuklarımıza mahcup oluruz." şeklinde konuştu.

Birilerinin sürekli milleti umutsuzluk batağına sürükleme gayretinin arkasında bugün ile gelecek arasındaki irtibatı koparma niyetinin olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Türkiye'nin ve Türk milletinin hiçbir kazanımına sevinemeyen, tam tersine hepsine bir kulp takmak yoksa da öyleymiş gibi göstermek için uğraşan güruhu görüyorsunuz değil mi? Bunlar, artık siyasetin değil psikiyatrinin konusu olacak bir yere savruldu. Bunlar demiyorlar mıydı, 'Biz gelince bütün buradaki muhacirleri geldikleri yere göndereceğiz.' diyenler bunlar değil miydi? Biz de diyorduk? Bu millet ensardır. Onlar ise muhacirdir. Biz muhacirleri hiçbir zaman bu ülkeden kovmayacağız. Onlara hep sahip çıkacağız. Hamdolsun dediğimiz oldu mu? Oldu. Şimdi ne oldu? Ensar yeniden geldiği yere, kendileri üzülerek görüyoruz ki çuvallarla, valizlerle dönüyorlar. Eğer bizim bu sabrımız olmasaydı bu olur muydu? Olmazdı ama biz sabrettik. 'Men sabera zafera' dedik ve sabredenler zafere ulaştılar."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendileri için aslolanın ülkeden ve milletten kopuk şekilde kendi hayal dünyalarında yaşayan marjinallerin hezeyanları olmadığını ifade ederek, "Bizim için aslolan, milletimizin ne dediği, ne istediği, ne beklediği, neyi murat ettiğidir. AK Parti, 23 yıldır bu istikamette yürüdüğü için başarılı olmuş, iktidarda kalmış, her bireye eşsiz hizmetler kazandırmış, her karış vatan toprağını sessiz eserlerle donatmıştır." şeklinde konuştu.

Türkiye'yi 2023 vizyonuyla buluşturduklarını vurgulayan Erdoğan, 2053 ve 2071 vizyonlarını da hayata geçirmenin yine AK Parti kadrolarına nasip olacağını, bunun için hep birlikte çok çalışmalarının gerektiğini söyledi.

İslam'ın bugünkü Endonezya başta olmak üzere Asya'nın derinliklerine nasıl yayıldığını herkesin bildiğini belirten Erdoğan, "İslam ahlakıyla mücehhez birkaç tüccar, örnek hayatları, ticaretleri, ahlaklarıyla 3-5 yıl içinde koskoca bir ülkedeki milyonlarca insanın hak dinle müşerref olmasını sağlamışlardır. Sizlerin her birinin de örnek duruşunuzla milyonların gönlüne AK Parti sevgisini, muhabbetini ilmek ilmek öreceğinize evet, ben inanıyorum." diye konuştu.

Türkiye'de kardeşliğin, diğerkamlığın, dara düşene el uzatmanın kıymetini en iyi Sakaryalıların bildiğini belirten Erdoğan, "Şehrimizin sembol yerlerinden biri olduğu Anadolu coğrafyası, son dönemde zalimlerin zulmünden kaçarak sığınanları da bağrına basmıştır. Sınırlarımız içinde ve hemen dibinde hayata tutunmaya çalışan Suriyeli kardeşlerimize kol kanat gererek, kardeşlik hukukumuzun gereğini yerine getirdik. Bunu da şikayet ederek değil ha, muhacirlere ensar olma şuuruyla yaptık." ifadelerini kullandı.

"İki satır tarih okuyacak, bir iki makale karıştıracak vakitleri dahi yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Şimdi bakıyorsunuz birileri çıkıp ileri geri konuşuyor. Ne diyorlar? 'Türkiye'nin Suriye'de ne işi var?' Bunu diyecek kadar kendi tarihini bilmeyenleri kültür ve medeniyet değerlerimizden yoksun olanları görüyoruz. Kimi bu soruyu cahilliğinden, mevcut CHP yönetimi gibi olanların çoğu da tamamen ideolojik fanatizmden soruyor. Şimdi gördün mü, niçin bizim oralarda olduğumuzu? Şimdi gördünüz mü bizim niçin Suriye'de olduğumuzu? Ne oldu şimdi? Suriye'nin başındaki nerede? Şu anda Suriye'den gelen kardeşlerimiz, şimdi neredeler? Diyorlar ki, 'Biz tekrar topraklarımıza dönüyoruz.' Parti içi iktidar mücadelesinden başlarını kaldırıp iki satır tarih okuyacak, bir iki makale karıştıracak vakitleri dahi yok."

Türkiye'nin hemen dibinde kritik gelişmeler yaşandığını dile getiren Erdoğan, "Ama bunlar ne olup bittiğini takip bile etmiyorlar. Öyle ki dünya yıkılsa, üçüncü cihan harbi çıksa inanın CHP yönetiminin umurunda olmaz. Mesela şu soruyu kendilerine hiç sormuyorlar. Birinci Dünya Savaşı, bölgemizde sınırları yeniden belirlerken, şartlar başka türlü zuhur etseydi acaba ne olurdu? Kuvvetle muhtemel, Halep dediğimiz, İdlib dediğimiz, Hama dediğimiz, Şam dediğimiz, Rakka dediğimiz şehirler tıpkı Antep gibi, tıpkı Hatay gibi, tıpkı Urfa gibi bizim birer vilayetimiz olacaktı. Bu şehirler sınırlarımız dışında kaldı diye herhalde oralarda yaşayan insanlarımızla bağımızı tümden kesecek değildik." diye konuştu.

"Dünyada hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı siyasi ve toplumsal bir yükü tereddüt etmeden sırtlandık"

Erdoğan, sınır şehirlerdeki vatandaşlarla, sınırın ötesindeki yerlerde yaşayanların son bir asır boyunca insani ilişkilerini, alışverişlerini, akrabalıklarını devam ettirdiğini kaydederek, Türkiye'deki şehirler ile sınır ötesindeki şehirler arasında düzenli otobüs ve dolmuş seferleri, taksi ulaşımının hep sürdüğünü anlattı.

Suriye'de 2011'de başlayan ve 13 yıldan fazla süren iç çatışmaların kardeşlik iklimini başka bir boyuta taşıdığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünyada bizden başka hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı siyasi ve toplumsal bir yükü hiç tereddüt etmeden sırtlandık. Asırlara sari kardeşlik hukukumuzun gereğini yerine getirirken içeriden ve dışarıdan üzerimize gelen nice baskıyı, ithamı, tahriki, provokasyonu göğüslemek mecburiyetinde kaldık. İnsani ve ahlaki temelden yoksun bu saldırılara rağmen asla geri adım atmadık. Peki neticede kim haklı çıktı? Allah'a hamdolsun, biz haklı çıktık. Rabbim bizi ne milletimize ne Suriyeli mazlumlara mahcup etmedi. İşte 13 yıl sonra Suriye yeniden özgürleşme yolunda ilk adımını attı. Altmış bir yıllık zulmün arkasından Baas rejimi düşerken Esed pılını, pırtısını toplayıp bir gecede kaçmak zorunda kaldı."

"Suriye'nin diğer kısımlarını da terör örgütlerinden temizleyerek kardeşlerimizin yuvalarına kavuşması için gereken zemini oluşturacağız"

Suriyeli kardeşlerinin geçici bir yönetim oluşturup düzeni ve güvenliği sağlamaya başladıklarını belirten Erdoğan, "Suriye'de evi, iş yeri, arazisi, akrabası olan misafirlerimiz de yavaş yavaş geri dönüş yoluna geçti. İnşallah Suriye'nin diğer kısımlarını da terör örgütlerinden ve işgalcilerden temizleyerek bu kardeşlerimizin tamamının yuvalarına kavuşması için gereken zemini oluşturacağız. Birikimleriyle işiyle kabiliyetleriyle emeğiyle üretimiyle ülkemize katkı vererek burada kalmak isteyenlerin de başımızın üstünde yeri vardır. Önemli olan ister kendi ülkesinde, ister burada kardeşlerimizin huzur içinde yaşamaları, geleceklerine güvenle bakabilmeleridir. Türk'ü Türk yapan, bizi biz yapan haslet, işte budur." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'deki devrime şaşı bakanlara, Esed dönemini yüceltenlere, meseleyi başka güçlerin tezgahı seviyesine indirenlere en güzel cevap Şam'daki yeraltı hapishaneleridir. Bunları televizyonlarda izlediniz değil mi? O hapishanelerin halini gördünüz değil mi? Esed bu insanlara nasıl zulmetmiş ve o cezaevlerinde girerken 60 kilo, 70 kilo olan o insanlar, ne yazık ki şimdi çıkarken oradan 30 kiloya düşmüşler. Zulüm ile abad olunmaz, alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste."