31 Mart Azerbaycan Katliamını, soykırımını yani bir milletin ruhunda unutulamayan acıların yıldönümünde yitirilenleri anmak tarihin tekrar tekerrür etmemesini sağlamak adınadır.  Ayrıca bu acıları unutan bir millet birgün aynı acıları tekrar yaşamak zorunda kalır, yaşatılır.

Tarih, yalnızca zaferlerle değil, aynı zamanda bir millete, insanlığa yaşatılan en karanlık anlarıyla katliamlarıyla da doludur.  31 Mart 1918’de Azerbaycan halkına yaşatılan katliamlar ve trajedi gibi, bu zulüm ve katliam Azerbaycan Milletine yaşatılanın bunlardan sadece biridir. 

Bugün, 31 Mart Azerbaycanlıların, Azerbaycan milletinin Soykırımı Günü olarak anılıyor ve hem tarihsel gerçekleri hatırlamak hem de gelecek nesillere bu acıları unutturmamak için önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

Katliamın Tarihsel Arka Planı

1918 yılı, Azerbaycan için büyük bir değişim ve mücadele dönemiydi. Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Rusya’da gerçekleşen Bolşevik Devrimi, Güney Kafkasya’da otorite boşluğu yarattı.

Ermeni Taşnak çeteleri ve Bolşevik güçleri, Bakü’de ve çevresinde Azerbaycanlı sivillere karşı büyük bir kıyım gerçekleştirdi. Taşnaklar, Bolşeviklerin desteğini alarak özellikle Müslüman nüfusa yönelik sistematik bir saldırı düzenledi.

Mart ayının son günlerinde Bakü’de başlayan bu saldırılar, Şamahı, Kuba, Gence, Karabağ, Zengezur, Nahçıvan ve Lenkeren gibi birçok bölgede de devam etti. Tarihçilerin tahminlerine göre bu olaylar sırasında on binlerce Azerbaycanlı katledildi, yüzlerce köy yok edildi ve binlerce insan göç etmek zorunda kaldı.

Bu katliam sadece fiziksel bir yok etme girişimi değildi; aynı zamanda Azerbaycan halkının tarihini, kültürünü ve kimliğini silmeye yönelik bir plandı. Ermeni çeteleri, camileri, tarihi yapıları ve kültürel mirası da hedef alarak bölgenin kimliğini değiştirmeye çalıştı. Ne yazık ki, uzun yıllar boyunca bu trajedi uluslararası kamuoyu tarafından yeterince bilinmedi ya da görmezden gelindi.

Ancak 1998 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in imzaladığı kararname ile 31 Mart resmen “Azerbaycanlıların Soykırımı Günü” olarak ilan edildi. Bu adım, yaşanan trajedinin dünya çapında daha fazla duyulması ve tarihin doğru bir şekilde yazılması açısından büyük bir önem taşıyordu.

Tarihten Ders Çıkarmak

Bugün Azerbaycan halkı, geçmişte yaşadığı acılardan güç alarak daha sağlam bir gelecek inşa etme çabasında. 31 Mart’ı anmak, sadece geçmişin yasını tutmak değil; aynı zamanda gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için uluslararası toplumun daha duyarlı olmasını sağlamak anlamına geliyor.

Bu katliam, yalnızca Azerbaycan halkının değil, tüm insanlığın ortak acısıdır. İnsan hakları, adalet ve barış adına, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için tarihten ders çıkarmak hepimizin sorumluluğudur. Unutulmamalı ki adalet, ancak gerçekler ortaya çıktığında ve dünya bu gerçekleri kabul ettiğinde sağlanabilir.

31 Mart Azerbaycan katliamında hayatını kaybeden masum insanların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz, rahmetle yâd ediyoruz.